Türk Dünyası Kadın Araştırmaları dergisi https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub <p><strong>Türk Dünyası Kadın Araştırmaları (TDKA) Dergisi,</strong> Aralık <strong>2022 ayında</strong> yayın hayatına başlamış; hakemli, süreli, açık erişim ile ulaşılabilen, uluslararası yayın standartlarına uygun bir dergidir.</p> <p><strong>Türk Dünyası Kadın Araştırmaları Dergisi</strong>, Türk Dünyasında yer alan ülkelerde yaşayan Türk kadınlarına yönelik ulusal ve uluslararası düzeydeki özgün, akademik ve bilimsel çalışmalara yer vererek, bu alandaki bilgi birikimine katkıda bulunmayı ve söz konusu çalışmaları bilim dünyasına duyurmayı amaçlamaktadır.</p> <p><strong>Türk Dünyası Kadın Araştırmaları Dergisi</strong>’nin yayın dili Türkçe ve İngilizcedir. Ancak diğer Türk lehçeleri ile Rusça yazılmış makaleler de derginin o sayıda yayınlanan <strong>makalelerin</strong><strong> beşte birini</strong> geçmeyecek şekilde dergide yer alabilir.</p> <p>Dergiye gönderilen yazılarda, başka yerde yayımlanmamış olma ve başka bir dergide değerlendirme sürecinde olmama şartı aranır. Bilimsel toplantılarda sunulan bildiriler, öncesi belirtilmek ve daha önce yayımlanmamış olmak şartıyla kabul edilir.</p> <p>Türk Dünyası Kadın Araştırmaları Dergisi’nde sosyal ve beşerî bilimler ile eğitim, sağlık ve fen bilimleri gibi diğer bilim dallarında yapılan bilimsel özgünlüğün esas olduğu çalışmalar, bilimsel ve tarafsız hakem değerlendirmeleri sonrasında yayınlanmakta ve elektronik ortamda açık erişimle paylaşılmaktadır.</p> <p>Türk Dünyası Kadın Araştırmaları Dergisi,<strong> bahar ve güz (Mart ve Ekim) </strong><strong>dönemlerinde olmak üzere </strong><strong>yılda iki kez </strong><strong>yayımlanır</strong><strong>.</strong></p> tr-TR zhuldyzsakhi@gmail.com (Editör ) editorturkicworldwomen@gmail.com (Teknik Destek) Wed, 25 Mar 2026 00:00:00 +0300 OJS 3.3.0.13 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Kadına İlişkin Eski Türkçe Kırkın Sözcüğü Üzerine https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/105 <p>Türkçenin tarihî seyri içerisinde kaleme alınan metinler incelendiğinde kadınla ilişkilendirilen söz varlığının dikkate değer ölçüde fazla olduğu görülmektedir. Türkçenin ilk yazılı belgelerinden itibaren doğrudan “kadın” kavramını karşılayan sözcüklerin yanında kadının ailevi ve akrabalık bağlarını, statüsünü, giyim-kuşamını, kadınlara ilişkin doğum, evlilik ve boşanma gibi geçiş dönemlerindeki durumunu ifade eden söz ve söz grupları olmak üzere benzer birçok durum için çeşitli adlandırmaların olduğu tespit edilmektedir. İlk kez Eski Uygur Türkçesi dönemi metinlerinde karşılaşılan ve Türk dilinin tarihî metinlerinde takip edilebilen <em>kırkın</em> sözcüğünün “kız, genç kadın, bakire; kadın hizmetçi, cariye, kadın köle” gibi anlamları karşılayan bir sözcük olarak kullanıldığı görülmektedir. Söz konusu sözcüğün ifade ettiği anlam alanına baktığımızda genel olarak “genç kız/kadın, bakire kız”ı gösteren bir kavram olmasının yanı sıra kadının statüsünü belirleyen bir söz olarak da karşımıza çıkmaktadır. Sözcüğün kökenine yönelik kesin bir açıklama bulunmamakla birlikte <em>kırnak</em> “cariye, kadın köle” sözcüğü ile de kökteş olduğunun ve her iki sözcüğün <em>kız</em> “kız” köküne dayandığının ifade edildiği tartışmalı görüşler bulunmaktadır. Taranan kaynaklarda <em>kız kırkın</em> “genç kız; kız ve cariye”, <em>tapıgçı kırkın</em> “kadın hizmetçi”, <em>yinçge kırkın</em> “ince, zarif cariye”, <em>eren kırkın teŋriler</em> “seçkin rahip ve rahibeler” gibi söz öbekleri içerisinde yer aldığı görülmektedir. Çalışmamızda ilgili sözcüğün köken bilimi açısından değerlendirilmesine ve Türk dilinin tarihî metinlerinden örneklerle sözcüğe ilişkin tanıklara yer verilmiştir. Böylelikle Türk toplumunda cinsiyet kavramını ve kadının toplumsal statüsünü gösteren <em>kırkın</em> sözcüğünün söz gruplarındaki kullanımları ve bu kullanımlar üzerinden anlam çerçevesinin ortaya konulması amaçlanmıştır.</p> Aslıhan YILMAZ Telif Hakkı (c) 2026 Aslıhan YILMAZ https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/105 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 Türkiye’de Modernleşme ve Kadın Müzisyenler: Toplumsal Cinsiyet, Habitus ve Performans Ekseninde Bir Analiz https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/98 <p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10.0pt;">Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden modern Türkiye Cumhuriyeti’ne geçilen tarihsel süreçte, kadın müzisyenlerin kamusal ve sanatsal alandaki konumlanışlarını toplumsal cinsiyet perspektifiyle sorunsallaştırmaktadır. Modernleşme hareketlerinin kadın bedeni ve kimliği üzerinden kurgulandığı bu süreçte, müzik alanı hem bir özgürleşme mekânı hem de eril tahakkümün yeniden üretildiği bir saha olarak tezahür etmiştir. Pierre Bourdieu’nun 'habitus' kavramı ışığında, kadın müzisyenlerin sanatsal eğilimlerinin ve profesyonel kimliklerinin, içine doğdukları toplumsal sınıf ve cinsiyet rolleriyle nasıl şekillendiği analiz edilmektedir. Bu bağlamda, müzikal yetkinliğin 'eril tahakküm' tarafından belirlenen bir 'kültürel sermaye' olarak nasıl kodlandığı ve kadının bu alandaki varlığının hangi mekanizmalarla sınırlandırıldığı incelenmektedir. Çalışmanın teorik zeminini güçlendiren bir diğer odak noktası ise Judith Butler’ın 'performativite' teorisidir. Müzikal icra, sadece teknik bir sunum değil, aynı zamanda cinsiyetin sahnede yeniden inşa edildiği bir performans biçimi olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede, enstrümanların 'cinsiyetlendirilmesi' olgusu—bazı çalgıların zarafet ve ev içi alanla (piyano, arp vb.), bazılarının ise güç ve kamusal otoriteyle (bakır nefesliler, vurmalı çalgılar vb.) özdeşleştirilmesi—tarihsel verilerle desteklenerek tartışılmaktadır. Araştırmanın bulguları, modernleşme idealinin bir parçası olarak konservatuvarlara erişim sağlayan kadınların, profesyonel yaşamda 'orkestralardaki cam tavanlar' ve görünmez sektörel bariyerlerle karşılaştığını göstermektedir. Nihayetinde bu çalışma; kadın müzisyenlerin pasif bir 'nesne' veya süs unsuru olmaktan çıkarak, kendi sanatsal dilini kuran etkin bir 'özne' haline gelme mücadelesinin, eril tarih yazımı tarafından nasıl gölgelendiğini ve bu yapısal direncin günümüz müzik endüstrisindeki izdüşümlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.</span></p> <p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong> Müzik Sosyolojisi, Toplumsal Cinsiyet, Kadın Müzisyenler, Habitus, Eril Tahakküm.</p> Alaattin CANBAY Telif Hakkı (c) 2026 Alaattin CANBAY https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/98 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 Sessiz Kalemler, Güçlü Sesler: On Dokuzuncu Yüzyıl Türk ve Batı Edebiyatında Kadın Yazarların Edebi Görünmezliği https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/86 <p>Türk ve Batı edebiyatında kadın yazarlar, tarih boyunca hem sosyal hem de edebî çevrelerde erkeklerin tutumları yüzünden dışlanmış ve ikinci plana atılmışlardır. Patriyarkal yapının egemen olduğu dönemlerde kadınların yazma eylemi, çoğu zaman “özel alanın ihlali” olarak görülmüş, onların sesleri bastırılmıştır. Dünya kadın edebiyatında birçok yazar, toplumsal baskılar, kadınlara yönelik önyargılar ve yazarlığın “erkek dünyası” olarak görülmesi nedeniyle takma isimlerle veya anonim olarak eserlerini yayınlatabilmişlerdir. Bu çalışmada, eril ideolojinin baskıcı sistemi yüzünden erkek meslektaşlarının gölgesinde kalmış ve gerçek kimliklerini gizlemek zorunda kalan kadın yazarların mücadelesi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu bağlamda, çalışma, yalnızca tarihsel bir inceleme değil; kadın edebiyatı alanında karşılaştırmalı bir okuma önerisi sunarak literatürdeki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Ancak, çalışma 19. yüzyıl ve erken 20. yüzyıl ile sınırlandırılmıştır çünkü Aydınlanma Çağı, Sanayi Devrimi, Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi gibi dünya genelinde tüm ulusları derinden etkileyen ve toplumsal yapıları değiştiren olaylara rağmen, bu dönem, kadın yazarların kimliklerini gizlemek zorunda kaldıkları tarihsel bir kesittir. Örneklem olarak seçilen isimler, eserleri birçok dile çevrilmiş ve takma isimler kullanmalarına rağmen dünyaca tanınan kadın yazarlar arasından belirlenmiştir. Karşılaştırmalı analizde, her iki kültürde de kadın yazarların kimliklerini bireysel tercihlerinden dolayı değil, kadını sınırlayan baskıcı eril kültürel yapı, yayınevlerinin</p> Senem ÜSTÜN KAYA Telif Hakkı (c) 2026 Senem ÜSTÜN KAYA https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/86 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 Dijitalleşmenin Kadınların Siyasal ve Toplumsal Katılımına Etkileri https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/114 <p>Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan yapısal dönüşüm, siyasal ve toplumsal katılım pratiklerini yeniden tanımlamakta ve kamusal alanın işleyişini köklü biçimde etkilemektedir. Bu bağlamda dijitalleşme, kadınların siyasal ve toplumsal katılımına ilişkin mevcut dinamikleri dönüştüren temel bir etken olarak öne çıkmaktadır. Dijital araçların yaygınlaşması, kadınların siyasal süreçlere erişimini kolaylaştırarak katılım biçimlerinin çeşitlenmesine ve kamusal görünürlüğün artmasına olanak sağlamaktadır. Dijital platformlar, kadınların siyasal taleplerini ifade etmeleri, kolektif eylem biçimleri geliştirmeleri ve alternatif kamusal alanlar inşa etmeleri açısından işlevsel bir zemin sunmaktadır.</p> <p>Bununla birlikte dijital katılım süreçleri, erişim eşitsizlikleri, dijital şiddet ve çevrimiçi ayrımcılık gibi toplumsal cinsiyet temelli sorunların yeniden üretildiği alanlar olarak da dikkat çekmektedir. Dijitalleşmenin kadınların güçlenmesi üzerindeki etkileri, bu ikili yapı içerisinde değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir olguya işaret etmektedir. Bu çerçevede dijitalleşme, kadınların bilgiye erişimini, kamusal alanda temsilini ve kolektif hareket kapasitesini artırma potansiyeline sahip olmakla birlikte, yapısal eşitsizliklerden bağımsız bir süreç olarak ele alınamamaktadır. Çalışma, dijitalleşme, toplumsal cinsiyet ve katılım ilişkisini kuramsal bir perspektifle ele alarak, kadınların siyasal ve toplumsal konumunun dönüşümüne ilişkin literatüre bütüncül bir değerlendirme sunmakta ve alana literatüre gelecekteki akademik çalışmalar için kavramsal bir zemin oluşturmayı amaçlamaktadır.</p> Gülben ÇELİK BOZKAYA Telif Hakkı (c) 2026 Gülben ÇELİK BOZKAYA https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/114 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 1937 Yılı Türkiye’sinde Kızların Eğitimi Üzerine Iraklı Eğitimci Muhammed Fâdıl El-Cemâlî’nin Gözlemleri https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/112 <p>Iraklı eğitimci ve siyasetçi Muhammed Fâdıl el-Cemâlî, 1937 yılında Türkiye’ye gelerek Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen eğitim reformlarını gözlemlemiş ve izlenimlerini Modern Türkiye’de Eğitim ve Öğretim (et-Terbiye ve’t-Ta‘lîm fî Türkiyâ el-Hadîse) adlı eserinde raporlaştırmıştır. Bu çalışma, el-Cemâlî’nin söz konusu eserinde 1937 Türkiye’sinde kızların eğitimine ilişkin aktardığı gözlem ve değerlendirmeleri incelemeyi amaçlamaktadır. Birincil kaynak niteliği taşıyan eser, erken Cumhuriyet döneminde ilköğretimden yükseköğretime kadar uzanan eğitim yapılanmasını bir yabancı entelektüelin perspektifinden yansıtması bakımından Türk eğitim tarihi araştırmalarına katkı sağlayacak mahiyettedir. Araştırma nitel yaklaşıma sahiptir ve yöntem olarak doküman analizi benimsenmiştir. Temel veri kaynağını el-Cemâlî’nin ilgili eseri oluşturmuştur. Çalışmada, el-Cemâlî’nin yaşamı ve entelektüel arka planına kısaca değinilmiş, ardından eserde kızların eğitimine ilişkin sunulan veriler ilköğretim, ortaöğretim, lise, mesleki eğitim ve öğretmen yetiştirme düzeylerinde analiz edilmiştir. Bu çerçevede el-Cemâlî’nin, Türk kadınının toplumdaki konumunu vurguladığı ve ilkokullarda karma ve kapsayıcı eğitimin yaygınlığını olumlu değerlendirdiği görülmektedir. Buna göre eserde, en ayrıntılı biçimde ele alınan kurumlar, Kız Sanat Okulları/Kız Enstitüleri olup bu okulların şubelerine göre ders içerikleri ve ders saatleri tablolarla sunulmakta, öğretmen yetiştiren kurumlarda okuyan kız öğrencilere ilişkin bilgiler ve fotoğraflar aracılığıyla döneme dair görsel bir perspektif sağlanmaktadır.</p> Meliha KÖSE, Mohammed Fadıl HASAN Telif Hakkı (c) 2026 Meliha KÖSE, Mohammed Fadıl HASAN https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/112 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 “Varlıq” Dergisinde Kadın Meselesi Ve Kadın Şairlere Bakış https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/111 <p>Bu çalışma, 1979-2014 yılları arasında Tahran’da Cevat Heyet’in genel yayın yönetmenliğinde yayımlanan Varlıq dergisinde kadın meselesinin ve kadın şairlerin nasıl ele alındığını incelemektedir. Dergi, Güney Azerbaycan’da milli şuurun korunmasında üstlendiği tarihi rolün yanı sıra, kadının toplumdaki yerini hem edebi hem de sosyolojik açılardan değerlendiren önemli bir platform olmuştur. Makalede öncelikle Cevat Heyet’in kadına bakışı üzerinde durulmaktadır. Heyet; İslam’ın ve kadim Türk kültürünün kadına verdiği değeri yüceltirken, cehalet ve bağnazlık nedeniyle kadın haklarının kısıtlanmasını sert bir dille eleştirir. Kadın eğitimini bir medeniyet meselesi olarak gören Heyet, dini referanslar ve tarihi örneklerle cinsiyet eşitliğini savunmuştur. Makalede, derginin Orta Çağ’dan modern döneme kadar uzanan geniş bir yelpazede kadın şairlere bakışı irdelenmektedir. Dede Korkut destanlarındaki savaşçı ve bilge kadın tipolojisinden hareketle; Mahsati Gencevi, Ağabeyim Ağa ve Nigar Refibeyli gibi isimlerin edebi kimlikleri sunulmaktadır. Ayrıca "21 Azer" hareketinin önemli figürleri olan Hüküme Billuri ve Medine Gülgün gibi şairlerin vatan hasreti ve özgürlük mücadelesi temalı şiirlerine vurgu yapılmaktadır. Makalede ise Kuzey Azerbaycan edebiyatının dev ismi Samed Vurgun’un eserlerindeki kadın imgesi ve Sovyet dönemindeki kadın politikalarının dergideki yansıması analiz edilmektedir. “Varlıq” dergisi, kadını sadece estetik bir figür olarak değil; eğitimin, milli mücadelenin ve aile yapısının sarsılmaz bir sütunu olarak konumlandırmıştır. Netice itibarıyla dergi, kadının özgürleşmesini milli-manevi değerler ile modern eğitim arasında kurulan bir dengeye dayandırmıştır.</p> Ali FARHADOV Telif Hakkı (c) 2026 Ali FARHADOV https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/111 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 Havva’nın İzinden Yasak Meyve Elma Felsefesi https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/88 <p>Bu çalışma, Aştı (2022)’nın Âdem ile Havva’nın İzinden adlı öyküsü temel alınarak, elma metaforu üzerinden insanın bilgi arayışı, özgür iradesi, iyilik–kötülük diyalektiği ve Tanrı–insan ilişkisi gibi temel felsefi temaları incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel yöntemlerden metin çözümlemesi ve simgesel yorumlama kullanılmış; öyküde yer alan anlatılar mitolojik, teolojik ve felsefi bağlamda değerlendirilmiştir. Çalışmada, geleneksel anlatılarda suçlayıcı bir figür olarak sunulan Havva’nın, felsefi açıdan bilgiyi arzulayan ve bilinç kazanımının öznesi olan bir karakter olarak yeniden yorumlanabileceği ortaya konmuştur. Elma metaforunun, yalnızca “yasak” ve “günah” ile sınırlı kalmadığı; bilimin doğuşundan masallara, toplumsal travmalardan etik sorgulamalara kadar uzanan çok katmanlı bir anlam alanı ürettiği gösterilmiştir. Newton’un yerçekimi anlatısı, Pamuk Prenses masalı ve çağdaş anlatılardaki elma temsilleri aracılığıyla, elmanın insanlık tarihinde hem bilginin hem de bedelin sembolü olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak elma, bu çalışmada insanın merakıyla yüzleşmesini, özgür irade ile sorumluluk arasındaki gerilimi ve ölümlülüğün bilince dönüşmesini simgeleyen merkezi bir metafor olarak değerlendirilmiştir.</p> Nesrin Aştı Telif Hakkı (c) 2026 Nesrin Aştı https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/88 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300 Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Hibrit Ekosistem: Dijital Alan, Kurumsal Koruma Mekanizmaları ve İstihdam Bağlantısı https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/108 <p>Kadına yönelik şiddet, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en görünür ve en çok boyutlu sonuçlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Son yıllarda dijitalleşme süreci, bu olgunun yalnızca biçimini değil, gerçekleştiği mekânları ve mücadele pratiklerini de dönüştürmüştür. Dijital şiddet, kurumsal koruma mekanizmaları, sivil toplum faaliyetleri ve kadın istihdamı arasındaki ilişkiler, kadına yönelik şiddetle mücadelenin çok katmanlı ve hibrit bir yapı kazandığını göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadeleyi “hibrit mücadele ekosistemi” kavramı çerçevesinde ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, dijital şiddet ve dijital feminist aktivizm, kadın sığınma evleri ve konukevleri deneyimleri, sosyal hizmet uzmanlarının mesleki kapasiteleri, sivil toplum kuruluşlarının rolü ve istihdam politikaları birlikte değerlendirilmektedir. Araştırma, konukevlerine tekrarlanan başvuruların ve kadınların ekonomik bağımsızlık sorunlarının, şiddetin döngüsel niteliğini güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. Kısacası bu çalışma, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca hukuki ve kurumsal müdahalelerle sınırlı kalamayacağını; dijital alan, kurumsal koruma ve istihdam politikaları arasında bütüncül ve eşgüdümlü bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Hibrit mücadele ekosistemi yaklaşımı, bu bütüncül perspektifi açıklamak ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunmak açısından analitik bir çerçeve sunmaktadır.</p> Cumhur HAVAN Telif Hakkı (c) 2026 Cumhur HAVAN https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 https://www.turkicworldwomen.com/index.php/pub/article/view/108 Fri, 27 Mar 2026 00:00:00 +0300